Teknokolik veya teknofobik bir kişiliğe dönüşmemizi henüz anne karnında maruz kaldığımız hormonlar tanımlıyor.
Haber, Günlük yaşantımız en kolayından karışığına kadar cinsli elektronik aygıtla sarılı gidişatta. Teknolojinin nimetleriyle zerre alakası olmayan bireyler dahi birgün televizyondaki kanalları taramak zorunda kalabiliyor. Bazılarına çocuk oyuncağı gelen bu eylem kimilerineyse soğuk terler döktürüyor. Neyse ki çoğu zaman teknolojiyle çoktan içli dışlı olmuş olan ailenin daha minik bir ferdi imdada yetişiyor.
Bilimcilere göre teknofobi olarak adlandırılabilecek bu teknoloji kullanma fobisi henüz anne karnındayken şekilleniyor. İngiltere Bath Üniversitesi’nden analistler, şahsın gelecekte yeni teknolojilere dinleyeceği alaka seviyesinin, daha cenin safhasındayken maruz kalınan hormonlarca tanımlandığını düşünüyorlar.
Yayınlanan çalışmaya göre doğum evveli salgılanan testosteron ölçüyü, beyin gelişimini teknolojiyi basit veya güç kavrayan bir yapıya itecek biçimde etkiliyor. Çalışmanın başındaki Dr Mark Brosnan bu testosteron maruziyetinin doğumdan seneler sonra bile tesir göstermesinin son derece eksantrik olduğunu dikkat topluyor. Hormonun düşük seviyelerde salgılanmasıyla beraber bireyde, bilgisayar gibi kesintisiz büyümekte olan teknolojik makineleri kullanmaya müteveccih bir kayıtsızlık hatta korku büyüyebiliyor. Üstelik analistler yaptıkları testlerde, bilgisayar bilimlerinde öğrenim gören talebelerin doğum evveli testosterona maruz kalma seviyelerinin, tahmini takviyeler şekilde yüksek olduğunu ortaya çıkarmışlar.
ntvmsnbc
Yaftalar : Teknokolik teknofobik