Ay Olmasaydı

Ay Olmasaydı

Nisan 23, 2021 0

Ay olmasaydı ne olurdu? Bu vaziyet Dünya’ya abuhavalara yeryüzünde yaşayan milyonlarca cins canlıya nasıl tesir ederdi?

Ay mevcut kütlesinden daha büyük veya ufak olsaydı neler olurdu? Dünya’nın yörüngesine gelişigüzel girivermiş bir kütle midir Ay

Sualleri daha da artırmak muhtemel. Maine Üniversitesi’nden Amerika Birleşik Devletleri Astronom Neil F. Comins Ay’ın olmaması vaziyetinde insanları nasıl bir senaryonun beklediğini yazdığı kitapta anlatmıştır.1 Comins’e göre Dünya’nın âlemde yaşamı idame ettirmeye müsait tek civar olmasının günümüz bilgileri ışığında milyonlarca nedeninden biri de Dünya-Ay arasındaki alıngan denge münasebetidir. Âlemde hiçbir hâdise kazara alana gelmediği gibi “Güneş ve Ay bir hesap iledir.”2 ilâhî beyanıyla tavsif edilen Ay bir denge unsuru olarak var edilmiştir. Bu denge o kadar alıngandır ki Ay olmasaydı “Dünya’da nedenler plânında yaşam da olmazdı.” denebilir.

Atmosferi olmayan üzeri kraterlerle kaplı toz ve kayalarla dolu bir küre parçası olan Ay Dünya’nın tek uydusudur. Ay’ın yarıçapı Dünya’nın yarıçapının takribî dörtte biri; hacmi Dünya’nın hacminin takribî ellide biri; kütlesi ise Dünya’nın kütlesinin takribî seksen birde biri kadardır. Ay Dünya’nın merkezinden takribî 385.000 kilometre uzaklıkta bulunmakta ve Dünya çevresindeki bir dönüşünü 295 günde bitirmektedir. Yaratılışı bütün olarak aydınlatılmış olmasa da hâlihazırda en geçerli nazariyeye göre astronomların Theia adını verdikleri Dünya’dan on kat daha hafif başka bir seyyare Dünya’ya çarpmış ve bu çarpışmada Theia’nın bir kısmı kopup uzaya fırlamıştır. Uzamış ve biçimini büyük miktarda yitirmiş olan bu kütle Dünya’nın etrafını dolandıktan sonra tekerrür Dünya’ya çarpmıştır.

Bu çarpışmada Theia’nın demirden çekirdeği Dünya’nın merkezine çökelirken mantosundaki hafif kayalar da uzaya saçılmıştır. Zaman içinde bu kaya parçaları birbirleriyle kaynaşarak Ay’ı oluşturmuştur. Ay evvel Dünya’dan sadece 22.000 km uzaklıkta bir yörüngeye oturmuş; zaman içinde bu yörünge genişleyerek günümüzdeki vasati 385.000 kilometrelik yarıçapa erişmiştir.

Ay’ın Dünya üzerindeki en büyük tesiri med-cezir hâdisesidir. “Evrensel çekim” ilkeyi evrendeki rastgele iki kütlenin birbirini sürüklediğini bu sürükleme gücünün Maddelerin kütleleriyle doğru aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olduğunu ifade eder. Dünya ile Ay arasındaki çekim gücü suyla kara arasındaki adhezyon Birbirine temas eden değişik maddeler arasındaki çekim gücü. Kadehteki suyu boşalttığımızda bir ölçüsünün kadehte kalması buna bir misaldir. gücünün nispî olarak cılız olması nedeniyle dünyadaki Okyanus ve denizlerin kabarmasına veya alçalmasına araç olur. Bu hâdiseye “med-cezir” gel-git denir ve Ay’ın konumuna göre med kabarma veya cezir alçalma çekilme hâdiseleri kollanır. Dünya’daki med-cezir hâdiselerinin üçte biri Güneş geri kalanı ise Ay’ın çekim gücü nedeniyle yaratılmaktadır.

Ay med-cezir hâdisesinden dolayı Dünya’dan her sene takribî 4 cm uzaklaşmaktadır.5 Bu uzaklaşma ile birlikte Dünya-Ay sisteminin açısal momentumunun korunması için Dünya’nın kendi çevresindeki dönme vaktinin 1 gün senede 0.02 milisaniye uzadığı tespit edilmiştir.6 Şu an takribî 24 saat olan Dünya’nın kendi aksı çevresinde dönme vaktinin Ay ilk yaratıldığında 8 saat olduğu arada geçen müddet zarfında günlerin uzayarak şimdiki hâline geldiği tanımlanmıştır. Ay yaratılmasaydı Dünya üzerinde med-cezir hâdisesinin alana gelmemesinden dolayı 1 gün takribî yeniden sekiz saat olurdu ki bu da Dünya’nın 3 kat daha süratli dönmesi demektir. Bir seyyarenin kendi aksı çevresinde daha süratli dönmesi yüzeyindeki esintilerin daha şiddetli esmesine yol açabilir. Meselâ kendi çevresinde çok süratli dönen Jüpiter ve Satürn’ün bir gününün takribî 10 saat olduğu bu nedenle yüzeylerinde doğu-batı istikametinde saatte sürati 500 kilometreye varan sert esintilerin estiği öğrenilmektedir. Bu seyyarelerin atmosferlerinde ve dönme güzergahlarında bu şiddetli esintilerin yol açtığı toz bulutları dünyadan teleskoplarla görülebilmektedir.

Jüpiter’in Hubble uzay Teleskopu ile çekilmiş yukarıyadaki resminde görülen siyah nokta en yakınında dolanan uydusu Io’nun gölgesidir. Jüpiter 10 saatte bir dönüşünü bitirdikçe atmosferini de beraberini çeker. Çekilen atmosferle doğu-batı istikametinde esintiler oluşturulur. Resimdeki koyu ve beyaz sarımlar Jüpiter üzerindeki esintilerin güzergahını göstermektedir.

Ay olmasaydı Dünya’nın daha süratli dönmesinden dolayı hava kara ve denizler arasındaki ısı metamorfozu daha süratli olurdu ve yeryüzünde doğu-batı istikametinde saatteki sürati takribî 160 kilometre olan fırtınalar yapıttı. Bu da başta insan olmak üzere kompleks yapıda olan canlıların yaşamasına nedenler açısından namüsait koşulların alana gelmesi demektir. Meselâ konuşma ve dinleme gibi esas beşerî faaliyetler de hakikatleşemeyebilirdi. Bir gün sekiz saat olacağı için başta insan olmak üzere bazı canlıların biyolojik saatleri ile gün saati arasındaki farktan dolayı yaşam karışık bir durum alacak ve birtakım biyolojik balanssızlıklar yavaş yavaş belirecekti. Ay olmasa idi kabarma hâdisesi düşük olacak ve deniz canlıları için uygun bir civar alana gelemeyebilecekti.1

Ay Dünya’nın dönme aksının 235 derece açıda dengelenmesinde de rol almaktadır. Dünya’nın bu eğikliğinin mevsimlerin alana gelmesine eğiklik açısının kutupların ve Ekvator’un balanslı ölçüde güneş ışığı almasına vesile olduğu böylece Dünya’da yaşamın devam etmesine uygun abuhava koşullarının oluşturulduğu öğrenilmektedir. 7

Ay’ın Dünya üzerindeki bir başka tesiri de Güne’ten gelen ışığı yansıtarak Dünya’nın 02 ºC ısınmasına neden olmasıdır.8 Ayrıca Ay uzay boşluğunda dolaşan göktaşlarına karşı bir kalkan misyonu gördüğünden yokluğunda Dünya yüzeyine daha fazla göktaşı düşebilirdi.

Uzaydan gelen kozmik ışınların çoğu Dünya’ya giydirilen manyetik alan tarafından hasarsız hâle getirilmektedir. Çok azı da Dünya’ya erişip atmosferdeki ve yeryüzündeki kimyevî hâdiselerin alana gelmesinde rol oynamaktadır. Ay olmasaydı Dünya ile beraber merkezi de süratli dönecekti. Dünya’nın merkezinde süratli dönen akışkan dış çekirdek nedeniyle manyetik alan da daha güçlü olacaktı. Bu gidişatta hem atmosferin yapısında farklılıklar alana gelecek hem de bazı bakteriler ve manyetik alanı kullanarak doğrultu bulan deniz kaplumbağaları som balıkları yılan balıkları güvercinler muhacir kuşlar gibi bir hayli canlı menfî tesir görecek ve muhtelif Ekosistemler bugünkünden çok daha değişik olacaktı.

Aşinayı gibi Ay Güne’le beraber insanlık tarihi süresince bir takvim olarak kullanılmıştır. Yüce kitabımız Kur’ân’ı Kerîm “hem de senelerin rakamını ve hesabı öğrenesiniz ”9 İlâhî beyanıyla Güneş ve Ay’ın bu hizmetine dikkatimize sürükler:

Ay bağlandığı seyyareye nispetle öğrenilen en büyük uydudur Dünya kütlesinin % 123’ü kadar bir kütleye sahiptir4 ve bu büyüklük daha evvel de belirtildiği gibi Dünya’nın alıngan balansının alana getirilmesinde veya yaşamın yeryüzünde kuruluş edilmesinde kritik bir ehemmiyete sahiptir. Dünya üzerindeki tesirleri araştırıldığında Ay’ın yaşamımız için özel olarak yaratıldığı görülecektir. Ay’ın bu ödününe yeniden Kur’ân’ı Kerîm dikkatimizi şöyle sürüklüyor: O Güne’i ve Ay’ı da ince birer hesap miktarı kıldı 10

Sonuç itibariyle Ay’ın “Semanı yükseltip ona bir tertip ve miktar veren”11 tarafından ince bir hesap ile nice hikmet ve faydalar yüklenerek insanlığın hizmetine sunulduğu anlaşılmaktadır.

Ay Olmasaydı

Yaftalar : Bunları Öğreniyor musunuz?

Tags: Ay Olmasaydı, Güncel Teknoloji Haberleri, Teknoloji Categories: Teknoloji
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts