Güneş, Güneş Sistemi’ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur.
Güneş’in sıcaklığı derece 6000 dış yüzeyinde, içindeki sıcaklık ise 12 milyon derecedir.
Zira, uzay uzay filmlerinden de hatırlarsınız karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız’ı Güneş’deri başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur.
Ancak, Güneş’deri dağılan ışık çok parlaktır. Havanın sarih olduğu bir günde Güneş’e bakmayı sınamışsınızdır. Anımsayın bakalım. Birkaç saniye bakınca gözleriniz kamaşmıştı, değil mi? Reelinde, Güneş’e bu parlak ışık sebebiyle doğrudan bakmak çok risklidir. Gözlerimize bu parlak ışık hasar verebilir. Ayrıca, yazın uzun zaman Güneş’te kalmak da risklidir. Hatta, cildimizde uzun bir rehabilitasyonu gerektirecek çok ciddi yanıklar oluşabilir. Zira, Güneş’deri dağılan ısı özellikle yazın çok yüksek olur. Oysa Güneş, Dünya’ya milyonlarca km uzaktadır ve uzaya yaydığı ısının yalnızca binde ikisi Dünyamız’a erişir.
Peki Güneş’deri çok uzakta olmasına karşın, Dünyamız’da sıcaklık bu kadar yükselebiliyorsa, acaba Güneş’in üzerindeki sıcaklık ne kadardır?
Bilim adamları, bu mevzuda takribî rakamlar verebilirler. Ama bu sıcaklığı, bildiğimiz rastgele bir şeyin sıcaklığıyla karşılaştırarak kavramak muhtemel değildir. Bir düşünün! Güneş’in sıcaklığı derece 6 bin yüzeyinde olduğunu, içinde ise sıcaklığın 12 milyon dereceye kadar yükseldiğini… Bunu bildiğimiz neyle karşılaştırabiliriz ki? Elimizle sıcak suya temas ettiğimizde 50 dereceden fazlasını direnemeyiz. En sıcak yaz günlerinde dahi hava en fazla 40-50 derece ortamındadır. Güneş bize azıcık daha yakın olsaydı, Dünya üzerindeki herşey sıcaktan kavrulur kül olurdu. Ancak, azıcık daha uzakta olsaydı, bu sefer de herşey buz meblağdı. Tabi ki her iki biçimde de hayat muhtemel olmazdı.
Yaftalar : Bunları biliyormusunuz