Zihin Testleri Doğrumu

Zihin Testleri Doğrumu

Nisan 25, 2021 0

Zeka ve IQ bir insanın yaşamda galibiyetli olup olmayacağını tanımlayabileceğini kabullenmek doğru mu?

Selçuk CANDANSAYAR’ın bu yazısı, Aralık 2010 tarihli NTV BLM mecmuasındaki ‘Forum’ köşesinden alınmıştır.
 
Zeka ve şu tanınmış zeka puanının IQ: intelligence quotient bir insanın yaşamda galibiyetli olup olmayacağını tanımlayabileceğini kabullenmek doğru mu? Anlamı, içeriği ve hudutları son derece bilinmeyen olan aklı, yeniden güvenirliği ve geçerliliği bilinmeyen testlerle ölçüp, çan çarpığının bir ucunda kalanları “zafersiz olacak özürlüler” diye etiketlemenin bilim mi yoksa örtülü ayrımcılık mı olduğu münazaralı.

Rakamlar insanın yaşamını tanımlayabilir mi? Peki insanın yaşamında ya da kariyerinde ilişki hüneri, duygusal elastiklik, motivasyon, hele yaratıcılık gibi zeka testleriyle ölçülemeyen etmenlerin hiç ehemmiyeti yok mu? Bir insan rastgele bir mevzuda doğuştan hünerli, becerikli ama başka bir alanda çok eksik olabilir. Bu gidişatta bu şahsın genel ve belirleyici, çoğu zaman mukadderatını tanımlayan zeka puanından laf etmek anlamlı mı?

Mesele zeka ve aklın ölçülmesi olunca, gördüğünüz gibi cevaplardan çok sualler var. Bugün hâlâ kullanılan, eğitim tasarılamasından istihdama, insanların geleceğini tanımlayan IQ testleri, geliştirildiklerinden bu yana tartışılıyor.

Münazaraların iki esas dingili var. Öncelikle, puanla ölçülebilecek, âlemsel geçerlilikte bir zeka kavramı artık kabul edilmiyor. Aklın çok rakamda bileşeni var, dahası yaşamda galibiyetli olmak için vasati ya da ortalamanın üzerinde bir zihne sahip olmak lüzumlu değil. Zekasal maharet ve yeteneklerin tümünü tek başına zekayla açıklamak da olası değil. Bu sebeple zeka testlerinin bir insanın eğitimi, işi, geleceği üzerine verilecek kararlarda tek başına kriter olması kabul edilmiyor.

Ayrıca zeka puanı, çan çarpıksı gibi değişkenlerin ırkçı potansiyelleri sarih bir biçimde tenkit etiliyor. Bu örtülü ırkçılığın en ehemmiyetli ispatı aklın ilk insanın evrimleştiği Afrika’dan uzaklaştıkça çoğaldığı istikametindeki görüşler. Bu iddiayı besleyen, batının doğuya, kuzeyin güneye göre daha zeki olduğu söylemiş. Bu görüşler geçmişte beyazların siyahlardan, erkeklerin bayanlardan daha zeki olduğu biçimindeydi. İddia sahipleri, insanın Afrika’dan uzaklaştıkça karşılaştığı yeni şartlarda hayata mücadelesinin, meseleleri çözme maharetini çoğaldırdığını, bu gelişimin binlerce sene sürerek beynin evrimini süratlendirdiğini düşünüyor. Bu görüşün batının doğuyu, kuzeyin güneyi, beyazın siyahı, erkeğin bayanı sömürmesinin gerekçesi olduğunu görmek için “zeki olmak” gerekmiyor.  

Bugün başta Wechsler Zeka Testi olmak üzere tüm “bilimsel” zeka testlerinin zekasal hünerlerin genel bir bileşenini barbarca ölçtüğü kabul ediliyor. G harfiyle gösterilen bu genel bileşen, us yürütebilme ve yeni bir problemi çözme hüneri olarak görülüyor. G’nin bütün olarak ölçülmesinin olası olmadığına inanılıyor. IQ puanının G’yi takribî olarak gösterdiği kabul ediliyor.

IQ testleri değişik kültürlere uyarlanıyor ama bu uyarlamanın geçerliliği kimi zaman ironik müzakerelere neden oluyor. 1980 öncesi Türkiye’de uygulanan zeka testlerinden birinde “yolda üzerinde adres yazılı bir koli bulsanız ne yaparsınız?” biçiminde bir sual vardı. Katılımcıların çoğu IQ puanlarını yükseltecek olan “kutuyu postaya veririm ya da adrese eriştiririm” demek yerine, “koliye değmeden yanından uzaklaşırım” cevabını veriyordu. Bombalı kutular suratından insanların can verdiği bir yarıyılda, bu  suale “usluca” cevap vermek IQ puanını düşürüyordu. Dünyada ve Türkiye’de kullanılan zeka testlerindeki sualler en az 30 senelik ve aktüellenmiyor. Süratle değişen dünyada, çocuk ve yetişkinlerin yevmiye yaşamda karşılaştıkları çoğu meseleyle alakalı değerlendirme yok. Çocuklara verilen fotoğraf bitirme kısmında hâlâ çevirmeli telefon fotoğrafı kullanılıyor ve çocuğun zeki olarak değerlendirilebilmesi için ahizeyi telefona bağlayan kablonun olmadığını fark etmesi gerekiyor. Oysa 8-10 yaşındaki çoğu çocuk kablolu telefon görmemiş olabilir.

Zeka testlerine müteveccih bu tenkidi değerlendirmeleri göz önünde bulundurmak zorunlu. Öte yandan zeka ölçümlerine tümüyle karşı çıkmak da doğru değil. Tam noksanlıklarına rağmen zeka testleri genel bilgi, suçlama, aritmetik maharet, kelime dağarcığı gibi bileşenler hakkında kaba da olsa fikir verebiliyor. Zira hikâyeleri değişik olsa da, zeka meseleleri sebebiyle vasati şartlarda yaşamlarını idame ettirmeleri olası olmayan insanlar var. Popülasyonun yüzde 1-2’sinin standart eğitim etraflarında kasvet yaratacak, yaşamlarını güçleştirecek denli zeka meseleleri yaşadığını öğreniyoruz. Geçmişte bu insanlar gerizekâlı ya da düşük zekalı olarak adlandırılıyordu. Bu terimlerin taşıdığı değişikleştirici, mühürleyici, dışlayıcı anlamlar suratından günümüz psikiyatrisinde zekasal yeti yitimi kavramı kullanılmaya başlandı. Zekasal yeti yitiminin muhtelif sebepleri var. En sık görülen neden genetik anormallikler. Bu anormallikler bazen kendiliğinden, bazen de hamilelikte muhtelif zehirlere maruz kalınmasıyla ortaya çıkabiliyor. Öbür neden, hamilelik zamanınca annenin, doğumdan sonra ve erken çocukluk yarıyılında şahsın makûs beslenmesi. Evet, açlık bebeklerin zekasal gelişimini negatif etkiliyor.

Bu etmenlerin en aza indirilmesi insanların insanca hayata ve beslenme şartlarına sahip olma hakkını korunmaktan geçiyor. Zekasal yeti yitimi olan insanlar için de pozitif ayrımcılık yapmak koşul. Onları yaşamın kaba şartlarında tek başına vazgeçmek yerine muhtelif istisnalar, özel eğitim şartları, devlet gözetmesi, aile dayanağı gibi uygulamalarla gözetmemiz gerekiyor.

Prof. Dr. Selçuk CANDANSAYAR
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

ntvmsnbc

Yaftalar : Zihin Testi   IQ Testi

Tags: Güncel Teknoloji Haberleri, Teknoloji, Zeka Testleri Doğrumu Categories: Teknoloji
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts