Su hayatın kaynağı olarak tanımlanmaktadır. İnsan vücudunun %70’i, gezegenimizin ¾’ten fazlası sudan oluşuyor. Dünya dışındaki gezegenlerde yaşam olup olmadığı ipucuna bile orada su kaynağı arayarak ulaşmaktayız. Peki suya bağımlı birer organizma olarak vücudumuzun ihtiyacı olduğu kadar onu tüketiyor muyuz? İşte tüketmediğinizde vücudunuzun verdiği 10 muhabere!
Kesintisiz Ağız Kuruluğu Yaşıyorsunuz Cildiniz Öteki İnsanlardan Daha Kuru Gözlerinizde Kuruluk Mevcut Fazla Susuyorsunuz Çoğunlukla Eklem Ağrıları Çekiyorsunuz Adale Kütleniz Son Zamanlarda Azalmaya Başladı Hastalıklarınız Normalden Uzun Sürüyor Bezginlik ve Letarjik Hissediyorsunuz Kesintisiz Mideniz Kazınıyor Sindirim Zorlukları Yaşıyorsunuz

Su tüketmek boğaz ve ağızdaki mukus zarlarının salgılarını bir anlamda tazeler. Böylece ağzınız tükrük ile ahenkli bir şekilde nemli kalır. Eğer aralıksız boğaz kuruluğunuz varsa daha çok su içmelisiniz.

Cildiniz vücudunuzdaki en büyük organdır. bu nedenle önemli anlamda su tüketir. Eğer yeterince su tüketmiyorsanız, bu durumda cildinizde kuruluklar başlayacaktır. Böyle bir şart fark ettiyseniz, kesinlikle önleminizi almalısınız.

Eğer susadığınızı ayrım ettiğiniz anda diliniz damağınız en ince ayrıntısına kadar kuruyorsa, elbette az su içiyorsunuz demektir. Vücudunuzun uyarılarına biraz daha itina gösterin ve sık aralıklarla gitgide da olsa su tüketin.

Evet, az su içmek gözlerde de kuruluk yapar. Su olmayınca gözleriniz kan çanağına döner ve kuruluk hissedersiniz. Bu koşul uzun sürerse gözleriniz hasar da görebilir. Siz iyisi mi, bol bol su için.

Kemik disklerinin %80’i sudur. Bu da herhangi bir dehidrasyon durumunda, kemiklerinizde ağrıların başlayacağının bir anlamda garantisi demektir. Aralıksız eklem ağrısı çekiyorsanız, bu eksik su içtiğinizden kaynaklanıyor olabilir.

Kaslar da büyük su kütlesi taşır. Egzersizlerden önce, egzersiz esnasında ve sonrasında su içmek kaslarınıza fayda sağlar. Bu sayede vücudunuz daha dinç bir alıştırma düzeni sağlar.

Su içmek vücudunuzdaki toksinleri aralıksız boşaltmanızı sağlar. Organlarınız tıpatıp bir takım makineler gibi filtreleme işlemi görür. Ama bu makineleri yeterince yağlamazsanız, çalışmamaya başlarlar. Cihaz parçaları için yağ ne ise organlarımız için de su odur. Eğer yeterince su tüketmezseniz, ceset kendi iç kaynağındaki suya yönelir ve hasta olunca uzunca bir süre iyileşmezsiniz.

Eğer vücudunuz susuz kalırsa, ihtiyacı olan suyu kanınızdan ödünç almaya başlar. Bu da kandaki oksijen oranını düşürür. Kandaki oksijen oranının azalması, uykusuzluğa ve yorgunluğa sebep olur.

Susama, mide kazınmalarına sebep olur ve aç olduğunuzu hissedersiniz. Gece atıştırmalarına sebep olan mide kazınmaları, böylece meydana gelmektedir. Bu durumu fark ettiğinizde mutlaka su içiniz.

Suzuzluğun mukus tabakasına fayda sağladığından daha önce bahsetmiştik. Ancak bu durum sadece boğaz ve ağız içine etki etmiyor, bütün bir sindirim sistemini etkiliyor. Çünkü mukus tabakası midemizde ve vücudumuzun çoğu yerinde mevcut. Eğer sindirim problemleri yaşıyorsanız, uzmanlar daha çok su tüketmenizi öneriyorlar.